1 Kasım 2009 Pazar

*Yalnızlığım..


Yalnızlığım.. Evet, kim girerse girsin hayatıma tek değişmeyen şey yalnızlığım. Asla beni bırakmayan tek dostum.. Gece yatağıma yattığım zaman soğuk yastık hissi gibi bir şey.. Ya da uyandığımda duvarla veya tavanla yüzleşmek gibi.. Çoğu kez tek başıma kalabalık içinde yürürken üstüme karabasan gibi üstüme çöken duygum..

30 Ekim 2009 Cuma

*Hayatıma Girenlerden Kesitler..

İlk aşkım.. Sadece 12yaşındayken boyumdan büyük şeyler peşinde koşmaya başladım. Abuk subuk mesajlaşmalar mı dersiniz, bakışmalar mı, yalanlar mı.. İlk gördüğüm anda dikkatimi çeken bu çocuğa ulaşmalıydım, zor da olmadı hani.. Geldi tanışmak istedi, tanışdık zaman deyimiyle "çıktık". Ne kadar saçma, aptalca geliyor şimdi. Ayrı şehirlerdeydik üstüne üstlük.. 12 yaşındaki bir çocuğa aile baskısı olmazsa olmaz tabi, sonunda zorla bitti. Ne ağlamıştım, ne salakmışım.. Peeh..

Sonra gerçekten umursadığım, ve hala görüştüğüm insan. Bir nevi çocukluk aşkım.. Az şey paylaştık, ama çok duygu besledik. Elimi bile tutmaya çekinirdi, yan yana oturduğumuz halde.. Nedensiz yere bitirdik, öyle gerekti belki de. Defalarca başlamayı düşündük ama yapmadık. Belki bir gün yeniden mi? Sanmıyorum..

Masum şeylere devam ediyordum.. Dershaneden, yazlıktan bir kaç kişi daha oldu.. Ama isimlerini hatırlamak bile hafızamda boş yer tutuyor, buraya yazarak da harcamayacağım, değmez.

Lisede öğrendim aşkın ne kadar kolay nefrete dönebileceğini. Evet gerçekten de hala içimde nefret, tiksinti besliyorum birine karşı. Benden uzak olsun, başka şey istemem. Çok çektim, çektikçe güçlendim..

Sonra gerçekten "aşk" sandığım biri çıktı karşıma. Çok koştu peşimden, üstü kapalı reddettim defalarca. Bir ara boşlukta kaldım yakınlaşır gibi olduk, en azından onu tanıma fırsatım oldu. Kendini kaybediyordu gözlerimde. Gitgide bende sevdim onu. Her şey çok hızlı gelişti ama sonra hayatımda tatmadığım bir kazığı yedim. Beni terketti, eski sevgilisine döndü. Ne acıydı tanrım! Aylarca ağladım, kaldıramadım bunu.. Ama herşey gibi o da geçti, gitti.. Küllerini savurdum rüzgara, defettim tamamen onu..

Bir ara tutucu zihniyete bir arkadaşa rasgeldim.. Evet, itiraf ediyorum dışardan bakan beğenirdi hala da beğenilen biri.. Ben dışardan bakmakla kalmadan iyice tanıdım. Pek değil ama kısa sürede baya kaptırdı kendini, ailesini falan da tanıyınca sanırım "gelin" olarak tanımlamaya başladı beni.. Baktım iş ciddiye biniyor daha 16-17yaşlarımda, alwaysinlove kaçar, vınnn..

Ve hayatımın en önemlisi... Hala "aşk" olarak nitelendirdiğim, asla unutmayacağım tek insan.. 2yılımı onunla geçirdim, başladı bitti, uzun sürmedi yeniden başladık. Ve mantıken yeniden bitti. Hiçbir zaman kalplerimizden silmeyeceğiz birbirmizi, hiçbir zaman unutmayacağız. Belki bir gün, yeniden diyerek virgülümüzü koyduk, iyi dileklerle farklı yollara saptık.. Umarım bir gün, yeniden.. Umarım..

Ve şuan.. Gerçekten sonsuz sevgi beslediğim insanlayım. Tanıdık, tanıştık, hoşlandık, sevdik. Uzun bir süreçti tüm bunlar. Sonunda aynı hayalleri paylaşır olduk, istedik. Gönlümüzce yaşadık, pişman olmadan. Daha ne yazılır bilmiyorum, kelimeler kifayetsiz kalır onu anlatmaya..

Always in love dedim kendime.. Hayatımda aşksız kalmadım hiç, aşkı tanıdığımdan beri.. Aşk demek heyecan demek, adrenalin demek benim için.. Bazılarına ters gelebilir tüm bunlar, ama bence aşk herşeye değer, yeter ki sonunda pişmanlıklar olmasın.. Başın dik olsun dünyaya..

29 Ekim 2009 Perşembe

*Sen Yoksun Artık, Sadece Ben Varım..


Sana yavaş yavaş alıştığım zaman ayrı kaldığımızda anladım içimdeki duyguları, hislerimi… Kimseye söyleyemediklerim büyüdükçe büyüdü ve içimde tutamaz oldum. Bu diğerleri gibi değildi,olmayacaktı bundan emindim. Artık sadece bana açılmanı bekliyordum. Sonunda umutsuzluğumun başlarındayken söyledin “sana platonik aşıktım” diye. Platonik olmadığını sende biliyordun ve tek söylediğim bu olmuştu zaten.. Birden bire nasıl başladığımızı anlamadan kendimi bıraktım sana.. Seninle mutlu olduğumu düşündüm, sadece sevdim. Senleyken at gözlüklerimi taktım gözlerime, kimseyi görmeyeyim diye.. Dünyanın en mutlu insanı sanıyordum kendimi. Sana sonuna kadar güvendim. Hiçbir zaman biteceğini düşünmedim. İstemedim kötü şeyler düşünmek, mutluydum ben, seninle mutluydum. Varlığın zaten tüm kalbimi kaplıyordu yetmedi aklımı kapladın. Başka şey düşünemez oldum. Hayatımda senden başka şeylerin de olduğunu unutmuştum. Her şeyi,herkesi silip attım. Gözümü kırpmadan geçmişimdekileri sildim,senin için kalpler kırdım ama umurumda olmadı, sen vardın çünkü.. Senden öncesi yoktu artık benim için.. Senden sonrası da olmayacaktı. Düşünmek istemiyordum bunu.. Çünkü seni seviyordum ve senin de beni sevdiğini biliyordum ya da bilmek istiyordum.. Abartılarla yaşamadık hiçbir şeyi.. Önceden tanıdığımdan bambaşka bir insanla karşılaşmıştım başladığımız gün.. Sana layık olmaya çalıştım çünkü seni mükemmel olarak tanıyordum artık. Birden bire içimde böyle nasıl büyüdün bilmiyordum.1 ay önce senin farkında bile değildim ve bu seni çok yaralamıştı biliyordum artık. Tamamen kapladın benliğimi. Ne yaptın da bu kadar derinlemesine etkiledin beni.. Anlayamıyordum bir türlü. Her zaman yanında oldum, seni anlamaya çalıştım. Seviyorduk birbirimizi ya da öyle sanıyordum. Ama sonunda hiç hesapta olmayan biri çıkageldi aşkımızın ortasında.. Nefret ettiğini söylüyordun ondan. Biliyordum bunu, inanıyordum sana. Aranızda çıkan tartışmayla hiçbir alakam olmadığı halde suçlu ben oldum. Günlerce konuşmadık ve sonunda yanında olmamakla suçladın beni. Haksızdın, biraz bencil düşüncelerinden kurtulabilseydin sen de görebilirdin bunu.Üniversiteye hazırlanıyordun ve gerçekten vaktini harcamamak için uğraşıyordum ama bunun bile farkında olmadın.Geleceğinin benden önemli olduğunu senden iyi biliyordum kimi zaman.Ama sen bunu bir bahane olarak kullandın.Aklında bir şey kalmasını istemediğini ve her şeyin bitmesini söyledin.Sana göre mantığın duygularından öndeydi.Anlayışla karşıladım bunu ve gerçekten en iyi dileklerimle bitirdim görünürdeki ilişkimizi.Ama içimdeki sen bitmemiştin.Senin için hep en iyisini istedim.Çünkü senin hala mükemmel olduğunu düşünebilecek kadar salaktım.Beni salak yapan sendin.Bu ben değildim beni sen değiştirmiştin..İçimde her zaman bir umut vardı ama bu umudu söndüren şeyin senin gururun olduğunu düşünüyordum.Aşkta gurur olmaz diye düşünerek silip atmıştım kendi gururumu.Artık seninki bana dert olmuştu.Her şeye rağmen hala “sen”din benim için. 1-2 ay içerisinde anladım ne kadar yanıldığımı. Hala seni görmek için çabalarken okulda, gördüm sonunda. İstediğim bu değildi. Seni beni düşünürken görmek istiyordum, arkasından saydığın kişiliksiz kişiye gülümserken değil... O an yıkıldı içimdeki sen, bittin benim için. Ya da en azından bitmen gerekti. Kabullenemedim bana yaptığın bu şerefsizliği, adiliği. Mükemmel dediğim insanın kocaman bir sıfır olduğunu anladım.Hayatta hiç kimseye güvenmemem gerektiğini,seni düşünmelerimin gereksizliğini,seni tanımanın saçmalığını,seninle geçirdiğim vaktin aslında harcanmış olduğunu anladım.Artık benim tanıdığım emre değildin.O an iğrendim kendimden,sana güvendiğim ve inandığım için lanet ettim kendime.Seni düşündüğüm her dakikaya lanet ettim.Seninle ilgili her şeyi yakıp attım ama bir türlü çıkmadın yine içimden.Beni kaplayan sevgin birden bire ne olduğunu anlayamadığım bir duyguya dönüştü.Aşk değildi,nefret değildi neydi peki?! Hala seni düşünüyordum, hala seni görmek için can atıyordum onunla göreceğimi bilsem bile.. Ne istiyordum bilmiyordum. Sonunda mezun oldun, gittin artık okuldan. Gidişini sessizce gözüm yaşlı izledim ve söz verdim kendime seni unutacağıma dair..Bir daha seni görmemem yetti sözümü gerçekleştirmeye, en azından içimdeki sevgiyi bitirebildim, sildim seni kalbimden. Ama aklımdan asla silmeyeceğim seni, yaptıklarını unutmamak için, silmeyeceğim. Bir daha bu hatayı yapmamak için kimseye güvenmiyorum artık. Güvenmemem insanları yaralasa da artık ben de senin gibi bencil düşünüyorum. Ben kırılacağıma onlar kırılsın, onlar üzülsün. Hayatıma kattığın şey mutluluktu ilk başlarda, şimdi ise koca bir sıfır ve hala aklıma geldiğinde en fazla bir-iki damla gözyaşı belki… Bu da sona erecek bir gün biliyorum ve o günü iple çekiyorum. Tüm bunları sana karşı içimde olan bir sevgiyle yazmadım, sadece hayal kırıklığı artık benim yaşadığım. Ve sana âşık olduğumu söylediğim günlerden sonra artık söyleyeceğim tek şey… “ sen yoksun artık, sadece ben varım ...”

28 Ekim 2009 Çarşamba

*Kendim..


Daha çok gencim.. Kimine göre küçüğüm. Ya da küçüktüm, büyüdüm. Büyütüldüm çünkü. Yaşanılanlar beni olgunlaştırdı,serpildim. Artık o masum şeylerle dolu rüyalar görmüyorum. Kalbimin çarpmasına neden olacak insanları kolay bulamıyorum. Güvenemiyorum. Ellerim titremiyor kimseyi görünce. Özel günleri heyecanla beklemiyorum. Coşkulanmıyorum,hiddetlenmiyorum. Dünya döndükçe dönüyor yorulmadan, ama ben yoruluyorum.