İlk aşkım.. Sadece 12yaşındayken boyumdan büyük şeyler peşinde koşmaya başladım. Abuk subuk mesajlaşmalar mı dersiniz, bakışmalar mı, yalanlar mı.. İlk gördüğüm anda dikkatimi çeken bu çocuğa ulaşmalıydım, zor da olmadı hani.. Geldi tanışmak istedi, tanışdık zaman deyimiyle "çıktık". Ne kadar saçma, aptalca geliyor şimdi. Ayrı şehirlerdeydik üstüne üstlük.. 12 yaşındaki bir çocuğa aile baskısı olmazsa olmaz tabi, sonunda zorla bitti. Ne ağlamıştım, ne salakmışım.. Peeh..
Sonra gerçekten umursadığım, ve hala görüştüğüm insan. Bir nevi çocukluk aşkım.. Az şey paylaştık, ama çok duygu besledik. Elimi bile tutmaya çekinirdi, yan yana oturduğumuz halde.. Nedensiz yere bitirdik, öyle gerekti belki de. Defalarca başlamayı düşündük ama yapmadık. Belki bir gün
yeniden mi? Sanmıyorum..Masum şeylere devam ediyordum.. Dershaneden, yazlıktan bir kaç kişi daha oldu.. Ama isimlerini hatırlamak bile hafızamda boş yer tutuyor, buraya yazarak da harcamayacağım, değmez.
Lisede öğrendim aşkın ne kadar kolay nefrete dönebileceğini. Evet gerçekten de hala içimde nefret, tiksinti besliyorum birine karşı. Benden uzak olsun, başka şey istemem. Çok çektim, çektikçe güçlendim..
Sonra gerçekten
"aşk" sandığım biri çıktı karşıma. Çok koştu peşimden, üstü kapalı reddettim defalarca. Bir ara boşlukta kaldım yakınlaşır gibi olduk, en azından onu tanıma fırsatım oldu. Kendini kaybediyordu gözlerimde. Gitgide bende sevdim onu. Her şey çok hızlı gelişti ama sonra hayatımda tatmadığım bir kazığı yedim. Beni terketti, eski sevgilisine döndü. Ne acıydı tanrım! Aylarca ağladım, kaldıramadım bunu.. Ama herşey gibi o da geçti, gitti.. Küllerini savurdum rüzgara, defettim tamamen onu..
Bir ara tutucu zihniyete bir arkadaşa rasgeldim.. Evet, itiraf ediyorum dışardan bakan beğenirdi hala da beğenilen biri.. Ben dışardan bakmakla kalmadan iyice tanıdım. Pek değil ama kısa sürede baya kaptırdı kendini, ailesini falan da tanıyınca sanırım "gelin" olarak tanımlamaya başladı beni.. Baktım iş ciddiye biniyor daha 16-17yaşlarımda,
alwaysinlove kaçar, vınnn..
Ve hayatımın en önemlisi... Hala
"aşk" olarak nitelendirdiğim, asla unutmayacağım tek insan.. 2yılımı onunla geçirdim, başladı bitti, uzun sürmedi yeniden başladık. Ve mantıken yeniden bitti. Hiçbir zaman kalplerimizden silmeyeceğiz birbirmizi, hiçbir zaman unutmayacağız. Belki bir gün, yeniden diyerek
virgülümüzü koyduk, iyi dileklerle farklı yollara saptık..
Umarım bir gün, yeniden.. Umarım..Ve şuan.. Gerçekten sonsuz sevgi beslediğim insanlayım. Tanıdık, tanıştık, hoşlandık, sevdik. Uzun bir süreçti tüm bunlar. Sonunda aynı hayalleri paylaşır olduk, istedik. Gönlümüzce yaşadık, pişman olmadan. Daha ne yazılır bilmiyorum,
kelimeler kifayetsiz kalır onu anlatmaya..Always in love dedim kendime.. Hayatımda aşksız kalmadım hiç, aşkı tanıdığımdan beri.. Aşk demek
heyecan demek,
adrenalin demek benim için.. Bazılarına ters gelebilir tüm bunlar, ama bence
aşk herşeye değer, yeter ki sonunda pişmanlıklar olmasın.. Başın dik olsun dünyaya..